KURULUŞ TARİHİ: 1986 - E-MAİL ADRESİ : ttkd07@gmail.com -TEL: (TT ) 0212 222 06 98 / CEP: 0541 271 20 89
Ana Sayfa
 

Olacak şey mi?
Motor kurum bağlamış!
İbiş beyaz Audi A3 sportback serviste
17.000 TL'lik arıza çıkardı!
Mahkemeye gitti: Hata tüketicide mi,
Doğuş Oto Servisi' nde mi?

Tespit davası dilekçesinden alıntılar:

Konu : Müvekkilin , davalılardan satın aldığı, Audi A3 sportback ibiş beyazı 34 FE 1434 plakalı, titreyerek yolda kalan, halen yetkili serviste olan ve tamiri için 17.000 TL' bedel çıkartılan arızanın, “ Gizli ayıp” kapsamında olup olmadığının, araç üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Otomotiv Anabilim Dalı ve Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri arasından seçilecek “ Bilirkişi incelemesiyle ” tespit edilmesine karar verilmesi hk.

İzahı :
1) ARAÇ 2.EL AYRICA DOT GARANTİSİNDE ALINMIŞTIR:
Müvekkil, Doğuş Otomotiv DOT Esenyurt şubesi' nden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı' nca verilmiş olan zorunlu garanti dışında, DOT garantisi de olan, 7.000 km'de , 2. El, Audi A3 sportback ibiş beyazı 34 FE 1434 plakalı bir araç satın almıştır.
Müvekkil bu arabanın bakım, kontrol ve servis hizmetlerini satın aldığı günden beri, davalılara ait, Esenyurt DOT 'ta yaptırmakta iken,45.000 bakım yaptırdıktan kısa bir süre sonra, araç, titreyerek yolda kalmış ve servisin kontrolünde 17.000 TL'lik arıza bedeli çıkartmıştır. Bu arıza bize göre “ Gizli ayıp” tır. Araç kredi ile alınmıştır. Krediyi de veren kuruluş da “ ayıplı maldan” sorumludur. Bu kredi de davalılar tarafından temin edilmiştir.
Araç, 2.el olarak satın alınmıştır. Garantisinin bitip bitmediği konusu tartışmalıdır. Şöyle ki:
DOD Garanti; davalıların taahhüdüne göre “ detaylı 101 Nokta kontrolünden geçmiş, en fazla 8 yaş/160.000 km.'nin içerisindeki araçlara sunulabilecek; 6 ay veya 1 yıl/sınırsız km için geçerli olan, Türkiye'deki ilk ikinci el garanti sistemidir. DOD Otomatik Garanti, DOD Araç Detay Bilgileri sayfasında garantili olduğu belirtilen tüm araçlarda size araç fiyatının içinde sunulmaktadır. Motor, şanzıman ve diferansiyelin önemli parçalarını kapsayan DOD Otomatik Garanti ile herhangi bir ücret ödemeden aracı almanızdan itibaren 6 ay boyunca sınırsız kilometre garantisi altında güvenle seyahat edebilirsiniz.” Şeklinde düzenlenmiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca düzenlenen ve 4077 sayılı TKHK kapsamında verilen zorunlu 2 yıllık Garanti Süresi dışındadır. 6 aylık DOT Garantisinin, zorunlu 2 yıllık Garanti Süresi bittikten donra başlayacağı konusunda bir söylemde veya taahhütte bulunulmamıştır. Ancak bu garantinin de 2 yıllık zorunlu garantiden sonra işlemeye başlamasının şartlarının da sayın bilirkişilerce değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan “ ayıp, tüketiciden hile ile gizlenmişse”, diğer bir deyişle, “ Satıcı alıcıyı iğfal etmişse” 2 yıllık zaman aşımı söz konusu olamaz. Davalıların “ Tefekkül borcu” vardır.

2) ARIZANIN ORTAYA ÇIKIŞI VE MÜVEKKİLİN NOTER İHTARNAMESİ:
Müvekkil, Kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak haklarını öğrenmiş, davalılara ayıp ihbarında bulunmuştur. Noterlikten çektiği ihtarnamede, olayın ayrıntılarını da anlatarak, aşağıdaki hususlara değinmiştir:
“En son 45.000 lik bakımında yine Doğuş Otomativ' e arabayı götürdüm. Bakım yanında, kuaförünün yapılmasını,boya rütuşlarının yapılmasını,kapı çıtasının değişmesini, marş piyerdeki hasarın giderilmesini ve cam filminin değişmesini istedim. Kayda alındı ve 1 hafta sonra bana telefon açıldı. Arabanız hazır alabilirsiniz, denildi. Arabayı teslim alırken cam filminin düzgün yapılmadığını, kapı çıtasının değişmediğini,boya rütuşlarının yapılmadığını fart ettik .Bu şikayetlerimizi dile getirdik ve hazır denen araba için 2 saat daha serviste bekletildik .. Yapılan servis hizmeti sonrası “kontrol sistemlerinin olmadığı konusunda kendilerinden şikayetçi olduğumuzu” belirttik. Bu tepkimiz üzerine eşimle bana “cam filmi parasını almayacaklarını” söylediler.Arabayı aldık. Fakat 80 km kullanmadan “ arabanın motorunun yerinde durmadığını, titremeye başladığını” gördük. Ben aracı 45.000 Km bakımını yaptırmak amacıyla servise bıraktığımda , daha önce böyle bir problemle karşılaşmamıştım. Audi acili aradım; geldiler. Bilgisayar bağlandı fakat arıza giderilemedi. Arabayı çekiciyle DOT Esenyurt ‘da çektirdik. Teknik elemanlarınız , serviste 1 hafta boyunca hasarın neden kaynaklandığını bulamadılar. Almanya' dan yardım almışlar ve bir makine sayesinde sadece arabanın motorunun içindeki parçalarının ” kurum tuttuğunu ” resimlemişler. Bu bizim kusurumuz olamaz. Nedenini sorduğumuzda, “ muhtemel sebep benzin ” denildi. Arabamın serviste yanlış müdahale ile bozulmuş olması da mümkündür . Muhtemelen, Karter tapası söküldü, takılmadı veya gevşek bırakıldı. Kuaför yıkamada içine su girdi. Araç bu hale geldi. Benden aldığınız kuaför parasını iade ettiğinize göre, kendi yaptığınız hatanın farkındasınız. Şirket yöneticileriniz, “ Kullanıcı hatası olmadığını ” düşündüklerinden, “ 17.000 TL çıkan masrafın 10.000 TL sini DOT' un karşılayacağı, 7.000 TL sinin doğuş otomotiv Audi müşteri hizmetleri karşılamazsa bizden talep edilecekleri” bildirildi. Bildirim, sözlü olarak yapıldı. Ben de kabul etmediğimi, beyan ettim. Daha sonra DOT yöneticilerinden birisi , “17.000 TL' yi ödeyip motorun bazı parçalarını değiştirmeyi kabul ettiğini” sözlü olarak tarafıma bildirdi. Hatta, “ dava açarsanız 2 yıl sürer, mağdur olursunuz ” dedi. Ben de bu söze karşılık, “ Arabamın değeri düştü . Sıfır motor takın. Bu olmazsa arızalı olan parçaların yerine yeni parçaları takarsanız, 2 yıl garanti verin problem çıkmasın” dedim. Bu talebimi kabul etmediler. Ben de 25. 000 £ aldığım bu arabada “ meydana gelen arızaların sorumlusunun ben olmadığımı, kusurun, arabada meydana çıkan gizli ayıptan kaynaklandığını, kusur kimde ise bedelinin o tarafça karşılanması gerektiğini” söyleyince, tamir talepleriniz de geri çekilmiş oldu. Telefon kayıtlarında bu bilgiler mevcuttur. Ben bu ayıbı yeni öğrendim. Ayıp “ Gizli” dir. Servise götürdüğüm bu tarihte ayıbı öğrendim ve bu ihtarı şirketinize çekiyorum. Ben kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak haklarımı öğrendim.
Ayıba karşı tekeffül( Garanti etme, kefalet) borcu satıcının teslim borcunun tamamlayıcısıdır. Kanuni bir borçtur.

BK. md. 196'ya göre : '' Bayi mebiin( Satılan şey) ayıbını müşteriden hile ile gizlemiş ise bey'ide(Satış işleminde) tekeffül hükmünü iskat veya tahdit eden her şart batıldır .'' Yani satıcı malın ayıbını hile ile gizlemişse alıcı ile satıcı arasındaki sorumsuzluk anlaşmaları batıldır.”

3)HUKUKSAL SEBEPLERİMİZ: Mevzuata göre, 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde bu husus; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.” şeklinde ifade edilmiştir.
Madde metninde de belirtildiği üzere ayıp maddi, hukuki veya ekonomik olabilir. Maddi ayıp; maldaki fiziksel eksiklik ve bozukluklardır… Ayıp, çoğu zaman gizli, olağan bir muayene ve kontrol ile anlaşılamayan, zaman içinde ortaya çıkan nitelikte olabilir. Aracın motorunda performansını ve ekonomik kullanma ömrünü azaltan bir imalat hatası bulunması gibi. Ayıp gizli ise veya tüketiciden hile ile gizlenmişse satıcı 30 gün içerisinde kendisine bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

- Ayıplı Mal Satımı Halinde Tüketicinin Seçimlik Hakları
Ayıplı bir malın tüketici işlemi niteliğindeki bir satıma konu olması halinde alıcının (tüketicinin) dört adet seçimlik hakkı ve bu haklardan tercih edilenle birlikte tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.

a ) Bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme; bu halde tüketici, malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeyi feshetmekte ve ödediği bedeli geri istemektedir. Bu hakkın tercih edilmesi halinde, tüketiciye iade edilecek bedel satım parasının tamamıdır. Satım bedelinden yararlanma bedeli indirimi yapılamayacaktır.

b) Malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi; Tüketici malın ayıptan ari misliyle (yenisiyle) değiştirilmesini talep etmektedir. Bu seçeneğin uygulanabilmesi için satılanın misli nitelikte bir eşya olması gerekmektedir. Satım konusu, örneğin, benzeri bulunmayan veya çok zor bulunan özel üretim bir araçsa bu seçenek uygulanamayacaktır.

c) Ayıp oranında bedel indirimi; bu halde tüketici, malı alıkoymakta ve satış bedelinden ayıpla orantılı bir miktarın indirilerek kendisine geri ödenmesini talep etmektedir. Bu seçeneğin tercih edilmesi durumunda, Yargıtay' ın uygulamasına göre, satılanın ayıplı değeri hesap edilerek satış parasından düşülür ve aradaki fark alıcıya iade edilir.

d) Ücretsiz onarım; tüketici maldaki ayıbın ücretsiz olarak giderilmesini talep etmektedir. Bu konu gelecek sayıda, 4077 Sayılı Kanun Md. 13 ve Resmi Gazete Tarihi: 14/06/2003 Resmi Gazete Sayısı: 25138 de yayınlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik çerçevesinde ayrı bir yazıda ele alınacaktır.

Tüketici bu haklardan birini seçme hakkına sahiptir. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte, ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde, imalatçı-üreticiden, tazminat isteme hakkına da sahiptir. (Md.4/II)

Tüketici bir hakkı tercih ettikten sonra bundan cayarak başka bir hakka yönelemez. Ancak bu hususun bir istisnası vardır. Ücretsiz onarımın tercih edilmesi durumunda onarımın uzun sürmesi veya aynı arızanın birkaç defa tekrar etmesi ve maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi durumunda tüketicinin diğer haklara yönelme imkanı vardır. Bu konu önemi nedeniyle takip eden yazımızda ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

- Ayıplı Mal Satışından Sorumlu Tutulabilecek Kişiler
4007 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/III maddesi ayıplı mal satışından ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olanları , İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı olarak saymıştır. Bunun yanında satın alınan mal, 4077 sayılı Yasanın 10/V maddesine göre, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile banka ve tüketici finansmanı şirketlerininden alınan “tüketici kredisi” ile edinilmişse bu kredi kurumları da ayıplı mal ve hizmet satışından dolayı tüketiciye karşı yukarıda sayılanlarla birlikte müteselsilen sorumludurlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi bir kararında bireysel kredi sözleşemesinde malın ayıplı olması hallinde bankanın hiçbir sorumluluğu olmayacağının kararlaştırılmasını 4077 sayılı kanunun 6/1. maddesi kapsamında, tüketici aleyhine haksız şart niteliğinde görmüş ve tüketici yönünden bağlayıcı olmadığına hükmetmiştir.

5. Zamanaşımı: Ayıplı araç satışından kaynaklanan taleplerin tabi olduğu zamanaşımı, ayıba karşı sorumlu tutulanlar, sözleşme ile daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. Zamanaşımı süresi sözleşme ile kısaltılamaz anacak tüketici lehine uzatılabilir. Yargıtay, satılan malda üretim hatası niteliğinde gizli ayıp bulunması ve bu arızanın servisçe giderilememesi halini satılandaki ayıbın tüketiciden satıcının ağır kusuru ve hile ile gizlenmesi olarak kabul etmekte ve bu durumda zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceğine karar vermektedir.

Bu görüşlerimize ilave olarak, aşağıda sunacağımız Yargıtay kararları, müvekkilin aracında çıkan arızanın “Gizli Ayıp” ve sorumlusunun da davalılar olduğunu ortaya koymaktadır.

T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2005/4-487 K. 2005/553 T. 5.10.2005 tarih ve sayılı kararına göre, yetkili servislerde aracın hasarının tespit edilememesi ve arızaların giderilememesi ile ilgili aşağıdaki yorumu getirmiştir:

“ Zira, Davalı üretici ve ithalatçı firmalar onarımı yetkili servis istasyonları eliyle yaptırmaktadır. Bu istasyonlar satılan araçların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurmak zorundadır. Deneme yanılma ile aracı tamire çalışan ve sorunun çözümünden uzak biçimde parça değişikliği yoluna giden servis çalışanlarının serviste bulundurulmasının sonuçlarının tüketiciye mal edilmesi düşünülemez.

Kaldı ki, üretim hatasının varlığını rahatlıkla tespit edebilecek nitelikte olması gereken servisin tüketiciyi sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli periyotlarla tekrarlaması karşısında hilenin ( hatta yasal değişiklikle ayrıca ağır kusurun da ) varlığı belirgin olmakla davada zamanaşımının varlığından da söz edilemez…” ( Kazancı Hukuk Otomasyon Programı)”

Borçlar Kanununun 196. maddesinde; "Satıcı, satılanın ayıbını alıcıdan hile ile gizlemiş ise satımda tekeffül hükmünü ıskat veya tahdit eden her şart batıldır .", 197. maddesinde "Satıcı alıcının satım zamanında malumu olan ayıptan mesul olmadığı gibi satılanı kafi derecede muayene etmekle fark etmiş olacağı ayıptan da ancak bunun mevcut olmadığını temin etmiş ise, mesul olur ."

Ortaya çıkan “gizli ayıp” ise, araç üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi marifetiyle tesbiti gerekmektedir

Tarafımızdan açılacak eda davasına esas olmak üzere araçta mevcut olan bu arızanın “gizli ayıp” olup olmadığının belirlenmesi için iş bu “ tespit davasını ” açmak zorunlu hale gelmiştir.
TC.YARGITAY4. HUKUK DAİRESİ -E. 2004/15431-K. 2005/11694-T. 7.11.2005 tarih ve sayılı kararı bu talebimize ışık tutmaktadır : “ Tesbit davası, bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin bir davadır. Başka bir anlatımla tesbit davasının konusu, maddi vakıaların değil bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tesbitidir. Hukuki ilişkiden amaç, kişi ile eşya veya başka kişi arasında mevcut olan ve somut bir olaydan doğan ilişkidir. Belirtilen tesbitin yapılabilmesi için tesbit isteyenin bu tesbitte hukuki yararı bulunmalı veya tesbitle bir tehlikenin önlenmesi amaçlanmış olmalıdır. Ayrıca tesbitle istenen hukuki korumanın diğer bir dava ile karşılanma olanağı olmamalıdır. Tesbit davası ile istenen hukuki himaye, eda davası ile elde edilebiliyorsa tesbit davasının açılmasında hukuki yarar mevcut değildir. Hukuki yararın varlığından söz edebilmek için, davacının bir hakkı ve hukuki durumunun mevcut bir tehlike içinde olması ve verilecek tesbit kararının bu tehlikeyi ortadan kaldırıcak sonuç doğurması gerekir. –Kazancı hukuk otomasyon programı)

Bu karar doğrultusunda, müvekkilin bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu ortadadır .

SUBUT DELİLLER : Fatura, Servis fişleri, ayıbı bildiren noter ihtarnamesi vs.

SONUÇ VE TALEP : Araçtaki dava konusu edilen “ 17.000 TL bedel istenen arıza ile ilgili” ayıbın, halen davalılara ait yetkili serviste bulunan araç üzerinde, nasıl meydana geldiğinden başlayarak tüm detaylarıyla incelenerek, bunun “ gizli ayıp” olup olmadığının, davalıların kusurlarının, sorumluluklarının ilgili 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuata göre tespitini istiyoruz.
Sayın mahkemenizin uygun görmesi halinde İ .T.Ü. Mak. Fak. Otomotiv Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof Dr. İ. Murat Ereke , Prof Dr. H.Ertuğrul Arslan, Prof Dr. Turgut Özaktaş veya Yıldız Teknik Teknik Üniversitesi Otomotiv Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Yard.Doç.Dr.Muammer Özkan arasından sayın mahkemenizce takdir edilecek 2 bilim adamı tarafından , halen serviste bulunan araç üzerinde “TESPİT EDİLMESİ” için “ bilirkişi olarak tayın edilmesi ” ne karar verilmesini saygıyla arz ederiz. …. / 04 / 2010

Tespit İsteyen Davacı : Ömer Güler Vekili Av.....

 


 

Ana Sayfa Hukuksal haklarınız Nasıl şikayet edeceksiniz? Kurumsal kimliğimiz iletişim bilgilerimiz