KURULUŞ TARİHİ: 1986 - E-MAİL ADRESİ : ttkd07@gmail.com -TEL: (TT ) 0212 222 06 98 / CEP: 0541 271 20 89
Ana Sayfa
DİKKAT:

KONUT KREDİSİ
ALIRKEN HER
BANKANIN
EKPERTİZİNE GÜVENMEYİN,
KONTROL
ETTİRİN!

ŞOK OLMAYIN....
Burası TÜRKİYE...Göz göre göre...

BANKA EKPERTİZ RAPORU İLE
TÜKETİCİ Bilal D. 'a
iskanı olmayan,

DAİREYİ BANKA
KREDİSİ İLE SATTILAR.....

*Ankara Kızılay'da yaşayan 75 yaşındaki Emine Meral Olguç ve eşi Rahmetullah Olguç'un da aynı şekilde mağdur olduğu bildirildi.

*ASLA GÜVENMEYİN, KONTROL ETTİRİN!

İşte, mağdur tüketicinin, TTKD 'ye başvurup
açtırdığı DAVA DİLEKÇESİNDEN ALINTILAR
:

İstanbul… Tüketici Mehkemesi
Sayın Hakimliğine


Davacı : B.D.
Vekili : Av. …..

Adres :…..

Davalı : …….Bankası A.Ş.
Adres : ……../ İSTANBUL

Dava
Konusu :
…………………….Sultangazi / İstanbul adresindeki dairenin , 4077 sayılı yasanın 4. maddesi kapsamında “AYIPLI olarak satıldığının anlaşılması nedeniyle ” kredi sözleşmesinin feshi, alınan para ile birlikte zarar ve ziyanın iadesi ile, öncelikli olarak İcra Yoluyla yapılan Satış İşlemi üzerine mahkeme sonuçlanıncaya kadar TEDBİR kararı verilmesi hakkında …

İZAHI : 1-) Dava konusu, ……………… / 9 Sultangazi / İstanbul adresindeki daire, bedeli müteahhide ödenerek ve bizzat Davalı tarafından, müvekkile kredilendirilerek “ HİLELİ ŞEKİLDE” , 4077 sayılı TKHK'nun 4. maddesine aykırı olarak satılmıştır. Müvekkil, müteahhit firma ile temas etmemiş, anlaşma yapmamıştır. Tüm sorumluluk, davalıya aittir.

2- Davalı, müvekkile, “ Bilerek ayıplı mal satmış ” tır. Müvekkil, satılan dairenin ayıplı olduğunu, kısa süre önce, ödeme güçlüğü içinde düştüğünde, bir başkasına satarak borçtan kurtulma talebinde bulunduğu zaman öğrenmiştir.
Şöyle ki, müvekkil, iki taksit ödemesini aksatıp, davalı banka tarafından uyarıldığında, kendisi tarafından bulunan alıcıya, konutun satış devri işlemini başlatınca, ………….Bankası tarafından kendisine “ AYIPLI KONUT ” satıldığı ortaya çıkmıştır. Krediye “ OLUMSUZ YANIT VEREN ” iki ayrı bankanın yaptırttığı 2 ayrı ekspertiz raporundan

TC………. Karaköy şubesi …………………. AŞ tarafından görevlendirilen uzmanlar söz konusu değerlendirme işleminde 25.01.2011 tarihinde düzenlenen ekpertiz raporunun 7. paragrafında şu görüşe yer verdi:

“ Sultangazi Belediyesi İmar Arşivliğinde yapılan incelemede taşınmazın %75 inşaat seviyesinde iken yapı denetim firmasının faaliyetinin durdurulduğuna dair 11.05.2007 tarihli yapı tatil tutanağı bulunduğu ve yenileme ruhsatı bulunmadığı tespit edilmiştir. Değerleme konusu bağımsız bölümün yer aldığı bina ile ilgili Sultangazi Belediyesinden ruhsat yenilemesi gerekir''

Aynı şekilde yine aynı değerleme şirketi tarafından yapılan ancak kredi başvurum T.C. ……….. Bankası A.Ş. ………………. Şubesinden gelen uzmanlarda 18.03.2011 tarihli expertiz raporunu düzenleyerek, bu raporun 5. Paragrafında şöyle denilmiştir:

‘'Sultangazi Belediyesi İmar Arşivinde;

Taşınmazın 21.04.2006 tarihli 5424 nolu yapı ruhsatı incelenmiştir. Sultangazi tapu sicil müdürlüğünde taşınmazın kat irtifakına esas mimari projesi bulunamamıştır. İmar Arşivindeki 20.04.2006 tarih ve 06/4770 proje nolu mimari proje üzerindeki numaralandırma değerlemede dikkate alınmıştır. Mimari projesine göre 15 bağımsız bölüm numaralı çatı arası piyesli daire normal katı yaklaşık 95 m2 alanlı, çatı katı yaklaşık 30 m2 alanlı iken mahallen ruhsata ve mimari projesine aykırı olarak dahili iç merdiven iptal edilmiş ve 140 m2 büyültülerek (16 no'lu b.bölümün çatı piyesine tecavüz edip çatıyı açarak) toplam yaklaşık 265 m2 (normal katı 95 m2, çatı katı 170 m2 şeklinde 2 ayrı daire) alanlı olarak realize edilmiştir. Değerlendirmede ruhsata ve mimari projesindeki uygun alanlar dikkate alınacaktır.

Dosyasında yapılan inceledeme ‘' inşaat %75 seviyesinde iken yapı denetim firmasının faaliyetinin durdurulduğuna dair'' 11.05.2007 tarihli yapı tatil tutanağı bulunmaktadır'' Şeklinde ibareye yer vermiştir. Bundan dolayı tutulan expertiz raporları doğrultusunda söz konusu bankalardan onaylanması gereken krediler onaylanmamıştır.
Davalı…………….Bankası'nın bu “ AYIBI FARKETMEMESİ ” tüm tüketiciler açısından üzüntü verici bir olaydır. ……………. Bankası' nı sektörün öncüsü ve karizması olarak düşünen pek çok tüketici öyle sanıyoruz ki, bu gerçeğin tespitinden sonra hayal kırıklığına uğramıştır.
Diğer iki bankanın “ İnşaattaki ayıbı tespit ettiği ” gibi, ………… Bankası da, 2007 tarihinde “ AYIPLI OLDUĞU, RUHSATSIZ KALDIĞI ” biline biline bu daire, müvekkile 08.01.2008 tarihinde satılmıştır. Davalı ………….. Bankası, bu ayıbı tespit edip, müvekkile kredi vermeseydi, müvekkil, ayıplı bir mal için böyle borçlanmayacak, satın aldığı daire üzerine de haciz konup açık arttırma ile satışa çıkartılmamış olacaktı. Bu nedenle, İş Bankası AŞ kusurludur.

  3- Müvekkil, kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak, hukuksal haklarını öğrenmiş ve sayın mahkemenizde bu davayı açmak zorunda kalmıştır. Çünkü, şu anda çok mağdur duruma düşmüş, “DAVALI BANKA, TÜKETİCİYE YAPTIĞI HİLE FARK EDİLDİĞİ İÇİN APAR TOPAR, BU DAVA KONUSU DAİREYE İCRA MARİFETİYLE SATIŞ KARARI ALIP” , 12.07.2011 tarihinde saat 9.30 ‘da 1. inci Satış günü, ilan edilen satış fiyatı olan 160,000.00 TL'nin %60'ını verene ihale edeceğini duyurmuştur.
Dava dilekçemiz ve eklerinin incelenerek, mahkeme sonuçlanıncaya kadar, 2010 /4699 dosya nolu dava konusu taşınmazın açık arttırma ilanı ile satışına “ TEDBİR KONULMASINI ” öncelikle talep ediyoruz.

Müvekkil, bu ayıbı, satın aldığım daireyi, bir başkasına, satmak için girişimde bulunduğum sırada, 21 Mart 2011 tarihinde öğrenmiştir . Ayıp, müvekkilden “hile ile” gizlendi.

HUKUKSAL NEDENLER:

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 sayılı Kanunla değişik " Ayıplı mal " başlıklı 4. maddesine, YARGITAY HUKUK GENEL KURULU, AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE AÇIKLIK GETİRMİŞTİR:

" Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.

İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz."

Yasa koyucunun iradesi tüketiciyi 4077 Sayılı Yasa kapsamında korumak olup, üretim aşamasında bilgi sahibi olmadığı malları veya sunulan hizmetleri satın alan ve sözleşmede satıcıya karşı zayıf durumda olan tüketicinin, sonradan bu mal veya hizmetlerin ayıplı çıkması sonucu doğan zararının tazmin edilmesini sağlamaktır.

Şu açıklamalar çerçevesinde; konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar, az yukarıda sözü edilen 4077 Sayılı Kanunun 3/c kapsamına alındığına göre; her halükarda tüketici hukuku hükümleri kapsamında korunması gerektiği açıktır. Eş söyleyişle, yasa koyucunun iradesinin, yüklenici tarafından inşaatı tamamlanmadan veya kat mülkiyeti oluşturulmadan satışa sunulmuş olan konutlar ve yazlıkları satın alan tüketicileri de kapsadığı kuşkusuzdur.

Böylesi bir satım sözleşmesinde tüketicinin, imalatçı olan yükleniciye karşı güçsüz durumda olduğu, bilgi edinme ve ekonomik çıkarlarının korunması haklarını kullanamadığı her türlü duraksamadan uzaktır. Dolayısıyla, satışa konu edilen konutta açık veya gizli ayıpların ortaya çıkması halinde, 4077 Sayılı Kanunun himayesine sığınabilecektir. ( T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2007/13-60 K. 2007/45 T. 31.1.2007- Kazancı Hukuk Otomasyon Programı- Tüm Tüketicileri Koruma Derneği)

Ayıplı maldan dolayı satıcıyı, sorumlu
tutabilmenin maddi ve biçimsel koşulları şunlardır.

Maddi Koşullar ( malın lüzumlu vasıflarındaki ayıplar ):

1- Satılan malda ayıp sayılan bir eksiklik bulunmalı,

2-Maldaki ayıp ( eksiklik ) önemli olmalı ( malın alıcı tarafından kullanılıp yararlanılması olanağını azaltan ya da ortadan kaldıran bir özürü bulunmalı ),

3- Ayıp, malın yarar ve zararının ( nefi ve hasarının ) alıcıya geçtiği anda var olmalı,

4-Tüketici ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olmalı ( kural olarak, tüketici malı alırken ayıplı olduğunu bilerek satın almış ise, ayıp yüzünden satıcının sorumlu tutulmasını isteyemez ),

5-Satıcının, ayıbın varlığını bilmesi zorunluluğu yoktur ( Satılan malın ayıplı olduğunun satıcı tarafından bilinmemesi, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz ),

6-Sözleşme ile, sorumluluğun kaldırılmış ya da sınırlandırılmış olması geçerli değildir. ( BK.'nun 196. maddesine göre; satıcının maldaki ayıbı alıcıdan hile ile gizlemesi dışında, sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan koşullar geçerlidir. Ancak TKH Yasa'da böyle bir düzenlemeye yer verilmediği için, sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan koşullar -tüketici sözleşmesi açısından- geçerli olmaz. )

Biçimsel Koşullar: Ayıplı maldan dolayı satıcıyı sorumlu tutabilmek için, yukarıda sayılan maddi koşulların gerçekleşmiş olması yanında, tüketicinin ( alıcının ) üzerine düşen bir takım biçimsel koşullarla ilgili yükümlülükleri de yerine getirmiş olması gerekmektedir.

Alıcı, muayene ve ihbarda ( yoklama ve bildirmede ) bulunmuş olmalıdır. Satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için, alıcı malı teslim aldıktan sonra malı muayene ederek bir ayıp ( eksiklik ) varsa bunu satıcıya ihbar etmelidir.

Zarardan dolayı açılacak davalar 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Maldaki ayıbın gizli ayıp olması sonucu değiştirmez. Gizli ayıbın varlığı durumunda dahi 2 yıllık zamanaşımı süresi malın tüketiciye teslimi tarihinden işlemeye başlar. Bu husus 4. maddenin 4. fıkrasında "..ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile.." sözleri ile açıklanmıştır. Ayıbın daha sonra ortaya çıkmış olması onun gizli ayıp olduğunun ifadesidir. Gerek iki yıllık süre gerekse, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile ifadesi 4077 Sayılı Kanunda değişiklik yapılmasından ( 2003 yılında ) sonraki metinde de aynen korunmuştur. Yasanın çok açık olan bu ifadesine karşın -ayıp gizli olsa dahi-, zamanaşımını malın tüketiciye teslimi tarihinden farklı bir tarihte başlatmak yasanın emredici hükmüne aykırılık oluşturur. ( 2003 yılında yapılan değişiklikten sonra, 2 yıllık zamanaşımı hükmü korunmuş, ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı açılacak davaların 3 yıllık zamanaşımına tabi olacağı belirtilmiştir . )T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2004/4-84 K. 2004/99 T. 25.2.2004

DELİLLERİMİZ: Kredi sözleşmesi ( vermediler), …………..bankası ekpspertiz raporu, ………….. ekspertiz raporu, davalı ……………. bankası ekspertiz raporu, 2010 / 4699 Gaziosmanpaşa 4.İcra Müdürlüğü dosyası, açık arttırma ilanları ihtarname vs. tüm deliller, tanık ve YEMİN

Sonuç ve Talep : Arz ve izah ettiğimiz nedenlerle , müvekkilin iş bankası ile yaptığı kredi sözleşmesi ile aldığı, “AYIPLI OLDUĞU GİZLENEN” ve diğer bir deyişle “GİZLİ AYIP” kapsamında satılan ………………. Sultangazi / İstanbul adresindeki 3. kat, …………. nolu daire ile ilgili tüm sözleşmelerin iptaline,ödenen paranın faiziyle iadesine, dava sonuçlanıncaya kadar, dairenin üzerine tedbir konulmasına ve satışın durdurulmasına . mahkeme harç ve bilirkişi masraflarının davalıya yüklemesine karar verilmesini saygıyla arz ederiz.
…06.2011

Davacı : Bilal……………. vekili Av. ……….

 


------------

Konut ve konut kredisi alırken,
TTKD'ye danışabilirsiniz:
Lütfen e-mail ile, iletişim kurun:

e-mail: tuketicilerikoruma@yahoo.com

 

 

 

Ana Sayfa Hukuksal haklarınız Nasıl şikayet edeceksiniz? Kurumsal kimliğimiz iletişim bilgilerimiz devre tatil aldatmacası