KURULUŞ TARİHİ: 1986 - E-MAİL ADRESİ : ttkd07@gmail.com -TEL: (TT ) 0212 222 06 98 / CEP: 0541 271 20 89
Ana Sayfa
 

SON ZAFER ! Asıl zafer, Hamdi Yücel'e ait.
O kazandı..HAMDİ YÜCEL, BOYASI DÖKÜLEN 2009
model 34 FY 8668 PLAKALI CADDY YERİNE MAHKEME SÜRERKEN, 2011MODEL İŞTE YUKARIDAKİ ARACI ALDI VE HATIRA RESMİ ÇEKTİRDİ.


*İstanbul Tüketici Mahkemesine avukatları vasıtasıyla aşağıdaki dava dilekçesini veren Hamdi Yücel, dava devam ederken, davalı UZAY AŞ ile anlaştı. Cüzi bir fark ödeyerek, 2011 model Caddy aldı. Sorununu çözdü. Hamdi Yücel, şimdi Uzay Oto'ya ve TTKD' te teşekkür ediyor.
*********

2009 Model Caddy Kombi
1 yaşına basmadan boyaları
dökülünce mahkemeye düştü

*Bu dilekçe uzlaşma nedeniyle şimdi işlemden kaldırılacak. Biz de, tüketicinin sorununu çözdüğü için, TTKD olarak, Uzay Oto'ya teşekkür ederiz.



* Hamdi Yücel'in "Binek amacıyla" kullandığı Caddy, klasına yakışmayacak şekilde sağından ,
solundan, arkasından hızla boya dökmeye başlayınca "mahkemeye düşmekten" kurtulamadı. TTKD avukatlarına başvuran Hamdi Yücel,
İstanbul Tüketici Mahkemesi' nde dava açtı.

*Önce aracı satın aldığı şirket yöneticilerine başvuran araç sahibi Hamdi Yücel, "uzlaşma adı altında kendisiyle dalga geçildiğini" düşündü ve " Bana 2010 model diye, 2009 model araç sattılar. Bu yetmiyormuş gibi, araçta boya dökülmeleri başlayınca, bana yeni bir araç verilmesi konusunda da uzlaşmaya yanaşmadılar. Ben de , tespit yaptırıp dava açma kararı verdim.Şimdi konu hukuka intikal etti. Hem sıfır araç hem de tazminat istiyorum" dedi.

İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde
açılan dava dilekçesi


* Davacı Hamdi Yücel, satılan “gizli ayıplı” aracın geri alınarak, davalılara ödediği 43.000,00 TL ‘karşılığı satın alınan “ boyası dökülen ” aracın yerine, (0) , tazminat haklarım saklı kalma kaydıyla yeni bir araç verilmesi istiyor.
İşte dilekçe:

İstanbul … Tüketici Mahkemesi
Sayın Hakimliği' ne



Davacı : Hamdi Yücel
TC Kimlik No: ............2
Adresi : Karacan Sokak, 6 /1 Altınşehir / Bahçeşehir – İstanbul
Vekili : Av. O.K.
Adresi : Guraba Hüseyin Ağa Mah.Kakmacı Sokak İnci Apt.No:10 Kat:2 D:7
Aksaray Fatih İstanbul
Davalı : Uzay Oto AŞ
Adres : Kaptanpaşa Mahallesi, Piyale Paşa Bulvarı Topraklar Plaza 34440 Kasımpaşa - İSTANBUL

Dava
Konusu : 34 FY 8668 plakalı 2009 Model Caddy Kombi 1.9 TDI müvekkile ait aracımın “ Boyalarının dökülmesi” nedeniyle , “ ayıpsız”, ve (0) yeni bir araç verilmesine ve maddi-manevi tazminat hakkım saklı kalmak kaydıyla karar verilmesi hk.
Açıklama :

Müvekkil, 22.07.2009 tarihinde davalı şirketten 2009 model 34 FY 8668 plakalı Caddy Kombi 1.9 TDI araç satın almıştır. Kısa süre sonra aracın boyaları dökülmeye başladı. “ Ayıp” olarak nitelendirdiğim ve imalat hatası olduğunu düşündüğümüz “ Boya dökülmesi ” aracın, ön, yanlar ve arka cephesinde, kasanın farklı yerlerinde büyük parçalar halinde kendini gösterdi. Boya dökülmeleri hala devam ediyor.
Müvekkil, davalıya gönderdiği Noter İhtarında aynen şu görüşleri dile getirdi ve “Ben, bu ayıplı aracın yerine , -0- aynı model, ayıpsız bir araç talebinde bulunuyorum” dedi..
Müvekkilin, davalıya çektiği ihtarname, davanın konusunu oluştururken, olayın izahı açısından da önem taşımaktadır. Müvekkilin ihtarında aşağıdaki görüşler dile getirilmiştir:
22.07.2009 tarihinde tarafıma “2010 model” diye, 2009 model 34 FY 8668 plakalı aracı fatura kaydına göre 38.396,00 TL olan fakat toplamda 43.000,00 TL karşılığı sattınız.
Bu araç “ Ayıplı” çıktı. Ayıp, “ Boya dökülmesi ” şeklinde oldu. Aracın, ön, yanlar ve arka cephesinde kasamın farklı yerlerinde büyük parçalar halinde dökümler yoluyla kendini gösterdi. Boya dökülmeleri hala devam ediyor.
Ben bu “ ayıbı”, önce Uzay Oto'ya götürdüm. Servis yetkilileri resim çekerek bir rapor oluşturdular. Ancak suretini bana vermediler. Ayrıca Doğuş Otomotiv merkezi müşteri hizmetlerine de bildirdim. Ancak bu güne kadar “ olumlu bir sonuç ” alamadım. Bana, şirket elemanlarınız, “Aracınızı komple boyayalım.3.000,00 TL de üzerine para verelim” dediler. Ben bunu kabul etmedim. Diğer bir teklifleri de, “Sana 2011 model araç verelim, üzerine 6.000,00-7.000,00 Tl arası bize bir bedel öde, eldeki aracı iade et ” şeklinde oldu. Bu tekliflerden anlaşılan o ki, “ araçtaki ayıbı ” siz de kabul etmiş olmaktasınız. Ancak ben, kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak haklarımı öğrendim. Siz bu tekliflerle beni yeniden aldatmak düşüncesi içindesiniz. Çünkü, bu “ ayıbın sorumlusu ” ben değilim, sizsiniz…


Tüketici kredisi ile alınan ve “ Binek aracı ” olarak kullanılan bu araçtaki boya dökülmelerinin 4077 sayılı TKHK'nun 4. Maddesinde “ Gizli ayıp” kapsamında olduğu inancındayız. İTÜ veya Yıldız Teknik Üniversitesi'nden “Bilirkişi olarak” tespit raporu hazırlayacak uzmanların raporlarının “ boya dökülmelerinin imalat hatasından kaynaklandığı ” konusunda bizi haklı çıkartacak görüş beyan edeceklerine inanıyoruz.


Hukuksal Sebepler:
1 -“Satılan kamyonet” de olsa,
yetkili mahkeme tüketici mahkemesidir :

Bu araç ile ilgili yetkili mahkemenin, “ Tüketici Mahkemesi ” olduğunu düşünüyoruz. Müvekkil, bu aracı, ailesi ile birlikte gündelik yaşamını sürdürmek için, “Tüketici sıfatı ” ile kullanmaktadır. Kendisinin mesleği “ hurdacılık ” tır. Bu mesleğini, sahip olduğu farklı bir kamyon ile yapmaktadır.

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2006/15796 K. 2007/2720 T. 27.2.2007” tarih ve sayılı kararında , “ Satışa konu cip aracın, kanundaki alışverişe konu olan taşınır eşya kapsamında olduğu gibi arazide kullanılabilecek şekilde çok amaçlı olarak üretilen araçların günümüzde salt ticari ya da mesleki faaliyetlerde kullanılmak amacıyla değil, günlük yaşamda ulaşım amacı ile de yaygın şekilde alınıp satıldığı açıktır..” görüşü ile, davamıza destek vermektedir.

Dava konusu araç, her ne kadar “kamyonet ” olarak tanımlansa da, binek koltuklarına sahiptir ve sadece “ günlük yaşamda ulaşmı aracı olarak” kullanılmaktadır. Bu durumda da, aynı Yargıytay kararında işaret edildiği gibi, “4077 sayılı yasanın 22. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüş olduğundan ve taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Kapsamında kaldığından, davaya bakma görevi, Tüketici Mahkemesine aittir” denilmektedir.

2 - AYIP KAVRAMI ve YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Yargıtay, aşağıdaki, boyalı çokan bir araç ile ilgili “ T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2009/4-11 K. 2009/99 T. 4.3.2009” kararında “Ayıplı mal ve bu davanın açılmasına yasal dayanak teşkil eden” konuya açıklık getirmektedir:

“ Bu noktada, konuya ilişkin yasal düzenlemeler ( hukuksal durum ) ve Yargıtay uygulaması hakkında açıklamalar yapılmasında yarar görülmüştür:

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi;

“Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.

( Değişik üçüncü fıkra: 21/2/2007-5582/22 md. ) İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre ve kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır. Konut finansmanı kuruluşları tarafından 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre verilen kredilerin devrolması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir…”

Hükmünü taşımaktadır.

Anılan Kanun'un 6/3/2003 gün ve 4822 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 13. maddesi “İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Mala ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari iki yıldır. Ancak, özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları, Bakanlıkça başka bir ölçü birimi ile belirlenebilir.

Satıcı; garanti belgesi kapsamındaki malların, garanti süresi içerisinde arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.

Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur…” şeklindedir.

Yine, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un “Satış Sonrası Hizmetler” başlıklı, 6/3/2003 gün ve 4822 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 15. maddesinde;

“İmalatçı veya ithalatçılar, sattıkları, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi malları için o malın Bakanlıkça tespit ve ilân edilen kullanım ömrü süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku bulundurmak suretiyle bakım ve onarım hizmetlerini sunmak zorundadırlar.

İmalatçı veya ithalatçıların bulundurmaları gereken yedek parça stok miktarı Bakanlıkça belirlenir.

İthalatçının herhangi bir şekilde ticari faaliyetinin sona ermesi halinde, kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini, o malın yeni ithalatçısı sunmak zorundadır.

Bakanlık, hangi mallar için servis istasyonları kurulmasının zorunlu olduğu ile servis istasyonlarının kuruluş ve işleyişine dair usul ve esasları Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.

Garanti belgesiyle satılmak zorunda olan bir sanayi malının garanti süresi sonrasında arızalanması durumunda, o malın Bakanlıkça belirlenen azami tamir süresi içerisinde onarımı zorunludur.”

Hükmüne yer verilmiştir.

Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesinde, “Servis istasyonları, kendilerine intikal ettirilen arızalı mallar ile ilgili olarak aşağıda belirtilen hususları içeren servis fişini tekemmül ettirmek ve tüketicilere vermek zorundadırlar…” hükmü bulunmakta, aynı Yönetmelik'in 10/3. maddesinde de bu hükme atıf yapılmak suretiyle, “Servis istasyonları, Madde 11 de belirtilen hususları içeren servis fişini düzenlemek ve bir nüshasını tüketicilere vermek zorundadır.” Denilmektedir.

Konuya ilişkin bu düzenlemelerin ortaya koyduğu hukuksal durum, somut olayla sınırlı olarak ve özetle şudur:

Satılan maldaki ayıp açık ayıp niteliğinde ise, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde; gizli ayıp niteliğinde ise, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal ( dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede ), ihbar edilmelidir. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. … .”

3-“Yetkili servisler, araçların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurmak zorundadır.”

Dava konusu olayda, yetkili servis, boya dökülmelerinin imalat hatası olduğunu kabul edip sorunu ek kısa zamanda çözmediği için kusurludur. Yargıtay'ın görüşü şu şekildedir:
Bu bağlamda; olayın açıklanan gelişimi ve deliller karşısında araçta üretim hatası bulunup, bunun hile ile gizlenmiş gizli ayıp olduğunda kuşku yoktur.

Zira, Davalı üretici ve ithalatçı firmalar onarımı yetkili servis istasyonları eliyle yaptırmaktadır. Bu istasyonlar satılan araçların teknik özellikleri itibariyle arıza ve ayıbı doğru ve tam teşhis edebilecek, en kısa sürede ve tam anlamıyla giderebilecek elemanlar bulundurmak zorundadır. Deneme yanılma ile aracı tamire çalışan ve sorunun çözümünden uzak biçimde parça değişikliği yoluna giden servis çalışanlarının serviste bulundurulmasının sonuçlarının tüketiciye mal edilmesi düşünülemez.

Kaldı ki, üretim hatasının varlığını rahatlıkla tespit edebilecek nitelikte olması gereken servisin tüketiciyi sonuç alınamayan tamirlerle oyalaması ve arızanın belli periyotlarla tekrarlaması karşısında hilenin ( hatta yasal değişiklikle ayrıca ağır kusurun da ) varlığı belirgin olmakla davada zamanaşımının varlığından da söz edilemez. …………. Emsal nitelikteki, Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2004 gün ve 2004/4-29-83 sayılı ve yine 25.02.2004 gün ve 2004/ 4-84-99 sayılı kararlarında da aynı ilkeler kabul edilmiştir.
Şu durumda mahkemece, özel daire bozma kararına uyularak, işin esası incelenip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksine gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 05.10.2005 gününde, karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi.”( T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2005/4-487 K. 2005/553 T. 5.10.2005 - Kaynak:Kazancı Hukuk Otomasyon Programı)

  Subut Sebepler: Fatura, İhtarname, ödeme belgeleri, bilirkişi tespit raporu, tanık ,yemin vs. tüm deliller.

Sonuç ve Talep : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, satılan “gizli ayıplı” aracın geri alınarak, müvekkilin davalılara ödediği 43.000,00 TL ‘karşılığı satın alınan “ boyası dökülen ” aracın yerine, (0) yeni bir araç verilmesine, tazminat haklarım saklı kalma kaydıyla , mahkeme, bilirkişi, avukatlık masraflarının karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederiz…. / 10/ 2010
Davacı Hamdi Yücel
Vekili Av. O.K.



( Sorun Çözüldü)

 

Ana Sayfa Hukuksal haklarınız Nasıl şikayet edeceksiniz? Kurumsal kimliğimiz iletişim bilgilerimiz devre tatil aldatmacası