KURULUŞ TARİHİ: 1986 - E-MAİL ADRESİ : ttkd07@gmail.com -TEL: (TT ) 0212 222 06 98 / CEP: 0541 271 20 89
Ana Sayfa
 

Kapıdan satışlar ( Saldırgan satış )
kapsamında neler var?

4 077 sayılı Yasa kapsamında tanımlama aşağıdaki gibidir:
"Madde 8. – (4822. Değ) Kapıdan satış; işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında yapılan satımlardır.

Bakanlık, kapıdan satış yapacaklarda aranılacak nitelikleri, bu Kanuna tabi olan ve olmayan kapıdan satışları ve kapıdan satışlara ilişkin uygulama usul ve esaslarını belirler.

Bu tür satışlarda; tüketici, teslim aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde malı kabul etmekte veya hiçbir gerekçe göstermeden ve hiçbir yükümlülük altına girmeden reddetmekte serbesttir. Hizmetlerin satımında ise bu süre, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren başlar. Bu süre dolmadan satıcı veya sağlayıcı, kapıdan satış işlemine konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Satıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı andan itibaren yirmi gün içerisinde malı geri almakla yükümlüdür.

Tüketici, malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalarından sorumlu değildir. Taksitle yapılan kapıdan satışlarda 6/A maddesi, kampanyalı kapıdan satışlarda 7 nci madde hükümleri ayrıca uygulanır.

Kapıdan Satışlarda Satıcının ve Sağlayıcının Yükümlülüğü
Madde 9. – (4822. Değ) Kapıdan satış sözleşmelerinde, sözleşmede bulunması gereken diğer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve niceliğine ilişkin açıklayıcı bilgiler, cayma bildiriminin yapılacağı açık adres ve en az on altı punto ve koyu siyah harflerle yazılmış aşağıdaki ibare yer almak zorundadır:

Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldığı veya sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yedi gün içerisinde malı veya hizmeti reddederek sözleşmeden cayma hakkının var olduğunu ve cayma bildiriminin satıcı/sağlayıcıya ulaşması tarihinden itibaren malı geri almayı taahhüt ederiz.

Tüketici, sahip olduğu haklarının da yazılı bulunduğu sözleşmeyi imzalar ve kendi el yazısı ile tarihini yazar. Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermekle yükümlüdür.

Bu madde hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim edildiğini ispat satıcıya veya sağlayıcıya aittir. Aksi takdirde, tüketici cayma hakkını kullanmak için yedi günlük süre ile bağlı değildir."

Dikkat : Türk Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'nın Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen 2'nci bölümüne göre kapıdan satış, saldırgan satış olarak değerlendirilecek.

Bu çerçevede iki yıla kadar hapis ve para cezası yaptırımı uygulanacak, verilen hediyelerle tüketicilerin karar vermesi etkilenemeyecek. Saldırgan satış teknikleri kullanılamayacak, kapıdan veya yoldan çevirerek yapılan satışlar, "saldırgan satış yöntemi" olarak değerlendirilecek

* 4077 sayılı yasadaki "Kapıdan satışlar " kavramı böyle.
Yandaki sütundan ulaşabileceğiniz ilgili yönetmelik ve aşağıda tıklayarak ulaşabileceğiniz örnek 2 ayrı Yargıtay kararı:

KAPIDAN SATIŞLARLA İLGİLİ
1.Örnek Yargıtay Kararı : Cayma Hakkı Olduğuna İlişkin Belgenin
Teslim Edilmemesi Halinde Sözleşmeden
Her Zaman Dönülebilmesi Mümkün...

ÖZET : Dava, devre tatil sözleşmesinden cayma nedeniyle ödenen paraların ve ödenmeyen senetlerin iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki satış davalı tarafın daveti üzerine gerçekleşen toplantıda yapılmıştır. Bu şekliyle satış, kapıdan satış niteliğindedir. Bu satışlarda alıcı, yedi gün içinde sözleşmeden dönebilir. Ancak cayma hakkına ilişkin belge imza karşılığı teslim edilmemişse alıcı sözleşmeden her zaman cayabilir. Somut olayda, söz konusu belge davacıya teslim edilmemiştir. Davacı sözleşmeden döndüğüne göre ödenen paraların ve ödenmeyen senetlerin iadesi gerekir. Senetlerin bir kısmının ödenmesi sözleşmeyi geçerli hale getirmez.


DAVA : Taraflar arasındaki "alacak-senet iadesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.4.1998 gün ve 1997/991 E- 1998/628 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 8.2.1999 gün ve 1999/2-587 sayılı ilaını ile; ( ...Davacılar, davalı ile devre tatil sözleşmesi yaptıklarını sözleşmeden caydıklarını öne sürerek, 1692 doların ve ödenmeyen 14 adet senedin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile yapılan satış davacı tarafın iddia ettiği ve davalı tarafrn karşı koymadığı şekilde, davalı elemanlarının daveti üzerine davacının katıldığı toplantıda yapılmıştır. Bu şekliyle satış, 4077 Sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında kalan ve aynı kanunun 8. maddesinde belirtilen kapıdan satıştır. Bu tür satışlarda alıcı, yedi günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbesttir. Yine aynı kanunun 9. maddesi hükmüne göre, kapıdan satışlarda satıcı hazırladığı sözleşme, fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte, en az 12 punto siyah koyu harflerle yazılmış, alıcıya hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin satımdan cayma hakkının olduğunu belirten belgeyi, imza karşılığı vermek zorundadır.
Dava konusu sözleşme, 4077 sayılı kanunun 9. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmemiş ve davacı tüketicilerin haklarını belirten belge, davacılara verilmemiştir. Bu şekilde eksik düzenlenen sözleşmelerden alıcı 7 günlük süre ile bağlı olmaksızın her zaman dönebilir. Davacılar sözleşmeden döndüğüne göre, davacının ödediği paranın ve henüz ödenmeyen senetlerin iadesi gerekir.

Davacının 18 adet senetten 4 tanesini ödemiş olması davacıların sözleşmeyi benimsediği anlamına gelmiyeceği gibi sözleşmeyi geçerli hale de getirmez. Olayda MK.'nun 2. maddesinin uygulanmasını gerektiren koşullar da yoktur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi bozma nedenidir.

2- 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 23. maddesinin 3. fıkrasında tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların her türlü resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmasına ilişkin yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda, dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre, davalının harçtan sorumlu tutulması hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması, harçlar kanununun amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise, davacılar harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden davacılardan dava açarken ve temyiz sırasında harç alınması bozma nedenidir. Davacılardan alınan harcın bu nedenle iadesi gerekir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 13. Dairesinin 8.2.1999 gün ve 1999/2-587 sayılı ilamında ayn ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle 14.9.1996 tarihli "100 yıllık Uluslararası Devre Tatil Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin bir tatil sitesinin yüzyıl süreyle belirli devrelerde heryıl kullanma ve yararlanma hakkının satımına ilişkin bulunmasına, bu niteliği itibariyle 4077 sayıli Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bir sözleşme olduğunun kabulünün gerekmesine, dosya içinde mevcut büroşürden de satımının anılan Yasa'nın 8. maddesinde tanımlanan ve tebliğ ile açıklanan şekilde kapıdan satış olarak yapıldığının anlaşılmasına göre , Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykındır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2000/13-908 K. 2000/933 T. 31.5.2000- -Kaynak: Kazancı Hukuk Otomasyon Program ı

KAPIDAN SATIŞ : 2.Örnek Yargıtay Kararı:

KAPIDAN SATIŞ ( Devre Tatil Sözleşmelerinin Bu Nitelikte Olduğu - Kullanım Başlangıcının İleri Bir Tarih Olup Cayma Süresinin Ancak Bu Tarihte Başlayacağı )

• TÜKETİCİNİN KORUNMASI ( Devre Tatil Sözleşmelerinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da Düzenlendiği - Kapıdan Satış Niteliğinde Olduğu/Cayma Süresinin Başlangıcı )

• SÖZLEŞMEDEN CAYMA HAKKI ( Devre Tatil Sözleşmesi - 7 Günlük Tecrübe ve Muayene Süresi Başlangıcının Kullanım Başlangıcı Tarihi Olacağı/Kapıdan Satış Niteliğinde Olduğu )

• SÜRE ( Devre Tatil Sözleşmesi/Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da Düzenlendiği - 7 Günlük Tecrübe ve Muayene Süresi Başlangıcının Kullanım Başlangıcı Tarihi Olacağı )

ÖZET : Devre Tatil Sözleşmeleri, atipik sözleşmeler olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da düzenlenmektedir. Tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri içerisinde imzalayacakları sözleşmelerin, yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir.
Taraflar arasında yapılan devre tatil sözleşmesi kapıdan satış niteliğindedir. Kapıdan satışlar, satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlar olup bu tür satışlarda tüketicinin 7 günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetme hakkı vardır. Bu tür satışlarda 4077 sayılı Yasanın 8/2. maddesinde kararlaştırılan cayma hakkının ne zaman başlayacağı önemlidir. Sözleşmenin taraflarca imzalanması ile cayılıp cayılmayacağının bildirilmesi arasında süresinde sözleşme henüz hükümlerini doğurmaz. Sözleşmenin hükümleri bu aşamada askıda olup, tüketici bu süre içinde caymazsa sözleşme başladığından itibaren hükümlerini doğurur, cayması halinde başlangıcından itibaren hüküm doğurmaz.

Olayda, taraflar arasında devre satış sözleşmesi imzalanmakla birlikte, kullanım başlangıcı ileri bir tarih olup dönem tarihinin ise 10. hafta olarak kararlaştırılması karşısında cayma süresinin ancak bu tarihte başlayacağının kabulü gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalı ile kapıdan satış niteliğinde olan devre tatil sözleşmesini imzaladığını, sözleşmenin 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK'ya uygun şekilde düzenlenmediğini, ayrıca cayma bildirimi belgesi de verilmediğini öne sürerek, sözleşmenin feshi ile 35 adet senedin iptali ve ödenen 1200 doların iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, kapıdan satış niteliğinde 5.3.2003 tarihli devre tatil sözleşmesi yapılmıştır. Davacı, sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca usulüne uygun cayma bildirimi belgesi verilmediğini belirterek, iş bu davayı açmıştır. Davalı ise, davacıya sözleşme yapılırken verdiği cayma bildirimi belgesini ibraz etmiştir. Bu belge, TKHK'nın 9. maddesine uygun olarak düzenlenmiş olup, davacının imzasını taşımaktadır. Davacı daha sonra 13.5.2003 tarihli ihtarnameyi davalıya göndererek, sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir.

Devre Tatil Sözleşmeleri BK'nın 19/1 maddesine dayanılarak sözleşme özgürlüğü prensibi içerisinde yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşme BK'nın da düzenlenen sözleşme tiplerinden biri olmadığından atipik sözleşmelerdir. Atipik sözleşmelerin devre tatil sözleşmeleriyle ilgili olanları ise yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığını ( hizmet, kira, vekalet, satış gibi ) karma sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.

Taraflar arasında yukarıda açıklanan tanıma uygun olarak 5.3.2003 tarihinde sözleşme yapıldığı, tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz edilen belgeler gözetildiğinde bu sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde olduğu ve kullanım başlangıcının ise 5.3.2003 tarihli olup tahsis edilen dönemin ise 10 hafta olarak kararlaştırıldığı dosyada yer alan sözleşmeden anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacının ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek olduğu anlaşılmaktadır. Şu haliyle tüketici kanununda yer alan hükümler buyurucu nitelikte hükümler olup, tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde imzalayacakları sözleşmelerin yasanın bu buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir. Taraflar arasında yapılan devre tatil sözleşmesi yasanın tanımını yaptığı 8. ve 9. maddelerinde belirlenen kapıdan satış niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Kapıdan satışlar işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlar olarak tanımlandıktan sonra, aynı yasa maddesinde bu tür satışlarda tüketicinin 7 günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbest olduğu vurgulanmıştır .

Yasanın 9. maddesinde ise satıcının hazırladığı sözleşme, fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte, en az 12 punda siyah koyu harflerle yazılmış ve içeriği yasada açıklanan cayma belgesini vermeyi satıcıya yükümlülük olarak getirmiştir. Somut olayda satıcının davacıya cayma bildirim belgesini verdiği dosyadaki bel gelerden anlaşılmaktadır. Burada üzerinde durulması gereken konu bu tür satışlarda yasanın 8/2. maddesinde kararlaştırılan cayma hakkının ne zaman başlayacağı yönü üzerinde durmak gerekir. Az yukarıda açıklandığı gibi satışın tecrübe ve muayene koşullu olduğu açık ve belirgin bulunduğuna göre, cayma süresinin malın teslimi ile sözleşmenin aynı tarihte yapılması durumunda sözleşmenin düzenlendiği tarihten, malın tüketiciye teslimi sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra ise, malın teslim tarihinden, mesafeli satışlar da malın tüketiciye ulaştığı tarihten, hizmet edimlerinde ise hizmet ediminin tüketiciye ifa edildiği anda işlemeye başlayacağının kabulü gerekir.

BK'nın 219-221. maddelerinde tecrübe ve muayene şartlı satım alıcının malı tecrübe ve malı muayene edip tasvip etmesi irade şartına bağlı olarak yapılan satım olarak tanımlanmıştır. 4077 sayılı Kanunun 8. maddesinde düzenlenen satışlar ise BK'nın anlamında tecrübe ve muayene şartıyla satışlardan olup burada sözleşmeden dönme hiçbir objektif koşula bağlanmamış, tamamen tüketicinin iradesine bırakılmıştır. Sözleşmenin taraflarca imzalanması ile cayılıp cayılmayacağının bildirilmesi arasında süresinde sözleşme henüz hükümlerini doğurmaz. Sözleşmenin hükümleri bu aşamada askıda olup, tüketici bu süre içinde caymazsa sözleşme başladığından itibaren hükümlerini doğurur, cayması halinde başlangıcından itibaren hüküm doğurmaz.

Taraflar arasında devre satış sözleşmesi imzalamakla birlikte, kullanım başlangıcının 5.3.2003 tarihi olup dönem tarihinin ise 10. hafta olarak kararlaştırılması karşısında cayma süresinin ancak bu tarihte başlayacağının kabulü gerekir.
Kaldı ki sözleşmenin 2. maddesinde, devre tatil sahibi üyenin 15 Şubat tarihine kadar P... A.Ş. rezervasyon bölümüne ön rezervasyon yaptırmak için başvuracağı kararlaştırılmıştır. Bu kararlaştırmada, devre tatil hizmetinin 2004 yılının 10. haftasında davacıya teslim edileceğini göstermektedir. Ayrıca sözleşme düzenlenirken, devre tatilin kullanılacağı dönem olarak 10. hafta şeklinde açık ve net olmayan bir ifade kullanılmamalı, tatilin kullanılacağı dönem belli bir tarih olmalıdır. Bu durumda, dava açıldığı tarihte ve ihtarnamenin gönderildiği tarihte, sözleşme askıda olup, henüz davacının cayma hakkını kullanma süresi başlamamıştır. Mahkemece davanın kabulü gerekirken, cayma hakkının süresinde kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2004/5531 K. 2004/14707 T. 18.10.2004 -Kaynak: Kazancı Hukuk Otomasyon Programı)

Not: Bu kararın tamamına Kazancı Hukuk Otomasyon Programına, ilgili firmayı arayıp üye olursanız ulaşabilirsiniz. İzinsiz ve ticari maksatla alıntı yapılamaz.Aksi takdir de ilgili kurumların dava açma hakkı saklıdır. Bu site sadece tüketicileri aydınlatmak ve bilgilendirmek için görevlidir. Ticari amaç güdülmemektedir.


 

Ana Sayfa Hukuksal haklarınız Nasıl şikayet edeceksiniz? Kurumsal kimliğimiz iletişim bilgilerimiz