
Murat Aydoğdu'nun dava dilekçesinden
alıntıları yayınlıyoruz:
Konusu : 17.09.2007 tarihli fatura ile satın alınan Renault Kangoo Multix 2008 model aracın “ Gizli Ayıplı ” çıkması nedeniyle, bu aracın ayıpsız misliyle (sıfır) değiştirilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İzahı : 1- Müvekkil tarafından , Günerler Otomotiv San.ve Ticaret Ltd. Şti'nden 23.749,90 YTL karşılığı satın alınan 34 EY 7434 plakalı Renault Kangoo Multix 2008 model aracın, İTÜ Makine Fakültesi Otomotiv Ana bilim dalı uzmanlarınca yapılan incelemeyle, “ orijinal boyası üzerine bir kat astar ve ikinci kat boya ile boyanmış olduğu ” tespit edilmiştir. Standardına ve genel üretim şartlarına göre, ortaya çıkan bu durum, “ aracın gizli ayıpl ı” olduğunu göstermektedir. İkinci el piyasada satılmaya kalkışıldığında, bu tür araç için “ Vuruk; darbe yemiş” tanımlaması yapılmaktadır. Bu durumda müvekkil, “ Hile ile aldatılmış ” olmaktadır.
2- Müvekkil, bu olayı, tesadüfen 14.07.2008 tarihinde aracının tamponunda ,yoldan geçen hurdacının sürtünme sonucu çizik hasarı oluşturması üzerine, boyacı ustası olan yeğeninin uyarısı ile öğrenmiştir.Müvekkil, derhal Renault Mais Genel Müdürlüğü'ne yazılı olarak başvuru yapmıştır ve “mağduriyetinin giderilmesini” istemiştir. Servis, Expertiz raporu ile bunun “ Normal fabrika değerinde olduğunu ” yazılı olarak iddia (!) etmiştir. Ardından , 24.07.2008 tarihinde Motorlu Araçlar İmal ve Satış AŞ-Renault, antetli çift imzalı yazı ile “ Aracınızın boyasının üretim töleransları içinde olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, aracın boyasında fabrikasyon bir hata yoktur ” diye açıklama yaparak, böyle bir durumu “ yok” saymıştır.
3- Bunun üzerine mağdur olan müvekkil, bunu kabul etmeyerek, mahkemelerin de “ Bilirkişi olarak” görüşüne başvurduğu, İTÜ Makine Fakültesi'ne 30.07.2008 tarihinde yazılı müracaat ederek ve harç bedelini yatırarak, araç üzerinde inceleme yapılmasını istemiştir. Müvekkile verilen 04.08.2008 tarihli 2 sayfalık raporda, “ Tek kat orijinal boya kalınlığı 110-120 mikron seviyesindedir.Yapılan ölçüm ve tespitlere göre, aracın komple ikinci bir kat boyanmış olduğu belirlenmiştir ” denilmiştir. İTÜ Makine Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Taner DERBENTLİ tarafından müvekkil Murat Aydoğdu'ya gönderilen raporda;
-Aracın motor ve şase numarasına bakıldığı; trafik tescil belgelerinin uyumlu olduğu,
-Araç üzerinde yapılan boya kalınlığı sonuçlarının 29 ayrı noktada , orijinal boya kalınlığından ortalama 2 kat civarında (160 mikron ile 236 mikron arasında değişik kalınlıklarda boya tesbit edildiği,
-Tek kat orijinal boya kalınlığının ise 110-120 mikron seviyesinde olduğu tesbit edilmiştir.
-Aracın sağ arka çamurluğu çizilme nedeniyle zımparalanmıştır. Bu işlem sonucu ortaya çıkan katmanlara göre,aracın orijinal boyası üzerine bir kat astar ve ikinci kat boya ile boyanmış olduğu gözlenmiştir, denilerek aracın gizli ayıplı olduğu İTÜ makine Fakültesi uzmanlarınca tespit edilmiştir.
4- Standardından farklı olarak, 2 defa üst üste boyandığı tespit edilen bu aracın, muhtemelen bir darbe sonucu, 2.defa boyanarak tüketiciye satıldığı, bunun ise “ gizli ayıp olduğu” ortaya çıkmaktadır.
Araç tüketiciye satılmış olsa da “ kamyonet-ticari araç” olduğu için, Garanti Belgesi 4077 sayılı TKHK'un öngördüğü şartlarda düzenlenmesine rağmen, bu davanın tüketici mahkemesinde değil, Yargıtay'ın ilgili kararları doğrultusunda ticaret mahkemesinde açılması tarafımızdan uygun görülmüştür.
5- Garanti Kitapçığında verilen garantiyi benimsiyor, firmanın bu açıdan verdiği taahhütlerin, kendisini bağladığını savunuyor, aracın (0) ayıpsız misliyle değiştirilmesini istiyoruz. Renault firması verdiği Garanti kitapçığında “Malzeme, montaj, üretim hatasına” Yeni araç garantisi vermiştir. Sayın mahkemenizce Çift kat boyanın “Üretim hatası” olduğuna karar verilerek, firmanın da verdiği “ Yeni araç garantisi ” kapsamında, müvekkile satılan ayıplı aracın ayıpsız misliyle(sıfır) değiştirilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.
6- Müvekkil, bilirkişi tarafından verilen rapor sonucunu ve mağduriyetinin giderilmesi talebini yine 19.08.2008 tarihinde firmaya yazılı olarak bildirmesine rağmen cevap alamamıştır. Müvekkil,bunun üzerine üyesi olduğu kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak,” hukuksal destek” istemiş ve “ ayıbı” Noter ihtarı ile karşı tarafa bildirmiştir.İhtarnamede “.. bu araçta “ gizli ayıp olduğu, firmanızın beni hile ile aldattığı ” anlaşılmaktadır.Ben, 24 saat içinde , bu aracın geri alınarak, sıfır, ayıpsız, orijinal boya kalınlığında boyanmış bir araç verilmesini talep ediyorum …” demiştir. Ancak davalılardan “ olumlu bir cevap alamadığı için ” bu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur. ......."
(Tüm hakları saklıdır.İzinsiz kullanılamaz.Alıntı yapılamaz.) |