İlk okul muzunu
Ramazam Bodur'un,
"İngilizce kurs sözleşmesini"
iptal ettirmek için TTKD ile sözleşmeli, İstanbul Barosu üyesi hukukçularına
yazdırdığı dilekçe,
"dava kazanmak için örnek" oldu.
*İradesini, bir bayan köreltti ve 2.800,00 TL'lik sözleşme imzalattı, borca soktu..
*Fakat 22 yaşındaki genç Ramazan, TTKD' de yazdırdığı örnek dilekçe ile ilk celsede sözleşmeyi de senetleri de iptal ettirerek, davayı kazandı.
İşte mahkeme kararı:
" 2.TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Hakim: H.K.
Karar: Davacı dava dilekçesinde Davalı şirketin elamanları tarafından şirkete çekilerek İngilizce öğretmek ve kurs verileceği söylenerek okuma ve inceleme fırsatı bulmadan kendisine sözleşme imzalatıldığını, dershanede sözleşme imzalatıldığını sözleşme imzalanırken kurs açacaklarını kendisini ilkokul mezunu olduğunu davalı tarafın kendisi hiçbir seviye testine sokmadan sözleşme imzalatılmıştır.Kurs açacaklarını kursiyer sınıfı oluşuncaya kadar bekleyeceğinin söylendiğini ancak kendi seviyesinde bir grup bulamadığını ve seviye testi yapılmadığını davalı tarafa 30 gün içinde sözleşmenin feshi için ihtarname gönderdiğini ancak kabul edilmediğini beyanla;davalı ile imzalanan sözleşmenin feshine senetlerin iptaline,yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesinde karar verilmesinin talep edilmiştir.
Davalıya duruşma günü ve saatini bildirir usulüne uygun tebligat yapıldığı halde duruşmaya gelmemiş herhangi gibi bir beyanda bulunmamıştır.
Tüm dosya kapsamından davacıyla yapılan sözleşme içeriğine uygun bir kursun açılmadığı ve davacı yanca sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin ihtarnamenin de çekilmiş olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 23.03.2010 tarihli sözleşmenin feshi ve davacının bu sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olmadığını tespiti ile bu sözleşme nedeniyle davacının imzalayarak davalıya verdiği senetlerinde iptaline karar vermek gerekmiştir."
İşte örnek dava dilekçesi:
İstanbul… Tüketici Mahkemesi
Sayın Hakimliğine
Davacı : Ramazan Bodur TC Kimlik No: 1……………..14
…………………………Alibeyköy Eyüp İst.
Davalı : Yaşam Dil Eğitim Hizmetleri Tic.Ltd.Şti
Merkez Mah. Palazoğlu Sokak No:12 Şişli İstanbul
Konu : 4077 sayılı TKHK ‘nun 4.A maddesine göre , “ Sözleşmenin feshi, ne olduğunu bilmediğim fakat zaaflarımdan istifade ederek imzalatılan kıymetli evraklara tedbir konularak iadesi” hakkında
Olayın Özeti : Şişli'de Namlı Marketin önünden geçerken davalı şirketin elemanı bir “ bayan ” tarafından iradem köreltilerek ve hiçbir şekilde “ İngilizce öğrenmek, kurs almak düşüncem olmadığı halde” 23.03.2010 tarihinde , şirket ofisine çekildim. Bu bayanın “ Kötü kadın” olduğunu söylemiyorum. Böyle bir iddiada bulunmak, mahkemeye saygısızlık olur. Ancak, bu yöntem ile, zaaflarımdan istifa edilerek, “ askerden yeni gelmiş, işsiz, umutsuz, arayış içinde olan ilk okul mezunu bir genç olarak ” bana hayal kurdurdular. Bana “hayat vereceğini söyleyen güzel, hoş bir bayanın etkisinde kalarak “ önüme uzatılan sözleşmeyi imzalarsam bütün sıkıntılardan kurtulacağımı düşündüm. Burada bana okumadığım, incelemediğim bir sözleşme imzalattılar. Bu sözleşmenin yanı sıra, en az 5-6 evraka daha imza attırdılar ve beni 2.800 TL civarında borçlandırdılar. Bu borçlanma ile ilgili tarafıma herhangi bir belge de verilmedi. Ben ilkokul mezunuyum. Davalı beni hiçbir seviye testine tabii tutmadı. Dershanede sözleşme imzalarken, “ kurs açacaklarını, kursiyer sınıfı oluşuncaya kadar bekleyeceğimi ” söylediler. Ben, davalının dershanesinde, kendi seviyemde bir grup bulamadığımdan ve seviye testi yapılmamış olduğundan bana karşı “ Ayıplı hizmet ” yapıldığını ve hile ile sözleşme imzalatıldığı kanaatine vardım.
Kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak haklarımı öğrendim. Kendilerine 12.04.2010 tarihinde Şişli Perpa PTT'sinden iadeli taahhütlü mektupla ihtarname gönderdim. Aynen şöyle dedim: “ Bu yapılan sözleşme , 4822 sayılı kanunla değişik 4077 TKHK'ya aykırıdır. İmzalatılan tutanak da matbu olarak hazırlanmıştır, ilgili Kanun'a aykırıdır.4077 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında kanun'un 6.maddesine göre yaptığınız sözleşme “haksız şart” içeriyor. Benimle müzakere etmediniz. Matbu evrakla iyi niyet kuralına aykırı düşecek şekilde işlem yaptınız. Beni aldattınız, Kanun önünde hile yaptınız. Beni mağdur ettiniz.. Bu nedenle sözleşmenin iptalini istiyorum .”
Ancak davalı, 19.04.2010 tarihinde ihtarımı aldı. Bu alındı evrakı tarafıma ulaştı.,
Milli Eğitim Bakanlığının ilgili yönetmeliğine göre, “ benden ücret alınmaması” gerekiyor:
Ben, işsiz ve ailesi fakir olan bir insanım. Milli Eğitim Bakanlığının bu konudaki yönetmeliği de dershaneyi korumamakta, benim gibi öğrencinin kaydının silinmesi talebini derhal yerine getirilmesini öngörmektedir. Ben ilk 30 gün içinde dilekçe verdim. Kaydımı silin, fakirim, seviyeme uygun değil, aldatıldım, dedim. Kabul etmediler.
Millî Eğitim Bakanlığı, ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRENCİ VE KURSİYER ÜCRETLERİ TESPİT VE TAHSİL YÖNETMELİĞİ
Ücretlerin iadesini aşağıdaki şekilde öngörmüştür:
“.. MADDE 9 – (1) Aşağıda belirtilen sebeplerden bir veya birkaçının oluşması hâlinde kurumdan ayrılanların, ayrılış tarihinden sonraki aylara, günlere ve saatlere isabet eden ödenmiş ücretleri iade edilir.
(2) Ücretlerin iade edilebilmesi için;
a) Okullarda, öğrencinin başka bir kuruma nakli,
b) Sağlık raporu alarak öğrenci ve kursiyerin sağlık sebebiyle kurumdan ayrılması,
c) Kurumun kapanması,
ç) Kurumun eğitim-öğretim ortamının olumsuz yönde değiştiğinin tespit edilmesi,
d) Kurumların öğretime başlamasından önceki bir tarihte veya öğretim süresi altı aydan fazla olan kurumlarda öğretime başlanmasından bir ay sonra öğrenci ve kursiyerin herhangi bir sebeple kurumdan ayrılması ve ayrılmak için müracaat etmesi,
e) Kursiyer ve öğrenci velisinin, öğrenci ve kursiyerin kurumda okutamayacak duruma düştüğünün, resmî kurumlarca belgelendirilmesi gerekir.
(3) Kurumlara yeni kaydolan öğrenci ve kursiyerlerden; ilköğretim ve ortaöğretim okullarında öğretim yılı, diğer kurumlarda dönem başlamadan ayrılanlara, ödemiş oldukları ücretin yüzde sekseni iade edilir.
(4) Eğitim-öğretim başladıktan bir ay sonra ayrılanlardan bir aylık ücreti alınır, ücretin geri kalan kısmı iade edilir.”
Yargıtay ne diyor?
Aşağıda emsal bir olay ile ilgili Yargıtay kararı vardır:
“Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez" hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, öğrenci başvuru ve kayıt formunun alt kısmında yazılı " Velinin yazılı beyanı" başlıklı kısımdaki şartların davacı tarafından düzenlenen ve standart nitelikte bir metin olduğu anlaşılmaktadır. Taksitlerin, vadesinde ödenmediği takdirde her ay için % 12 gecikme faizi ödeneceğine dair şartın müzakere edilerek karşılıklı mutabakatla hüküm altına alındığına ilişkin bir delilin varlığı iddia ve ispat edilememiştir . Bu nedenle açıklanan şartın davalı tüketici açısından bağlayıcılığı yoktur . Mahkemece belirlenen alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve asaya aykırı olup bozma nedenidir. T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2007/510 K. 2007/1989 T. 15.2.2007)
Sonuç ve talep olarak , davalı ile imzaladığım sözleşmenin feshine, imzalatılan senetlere önce TEDBİR konularak iptaline, mahkeme bilirkişi, harç, avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim…./ … / 2010
Davacı: Ramazan Bodur
|