KURULUŞ TARİHİ: 1986 - E-MAİL ADRESİ : ttkd07@gmail.com -TEL: (TT ) 0212 222 06 98 / CEP: 0541 271 20 89
Ana Sayfa
 


*TTKD'ye ait. Örnek,dava kazandıran
dava dilekçesi


İstanbul….. Tüketici Mahkemesi
Sayın Hakimliğine

 

Davacı : Rıfkı DEMİRELLİ TC Kimlik No:

ADRES : ................... Kartal– İstanbul

 

Davalı : Nuray Otomotiv Tic. A.Ş

ADRES : Alemdağ Cad. No:81/A Namazgah Üsküdar81190/İstanbul

 

Konu : 4077 sayılı TKHK' nun 4.maddesine göre, “ayıplı çıkan bu araç yerine ayıpsız (0) yeni araç verilmesi talebi hakkında

İZAHI : Davalı firmadan 28.09.2009 tarihli fatura ile 39.114,00 TL karşılığı bedelle satın aldığım Ford Focus MCA Titanium Sd E4 Dzl marka 2010 model, WFOHXXWPDH9G28960 şasi numaralı,34 GE 468 plakalı aracı teslim aldıktan sonra kapıların iç kısımlarında önemli oranda boya kusurlarının olduğunu fark ettim.

Davalı firmaya bu konuda bizzat başvurduğumda “ önemsizmiş gibi ” algıladılar Israr edince “ boya yapılmasını,boya yenilenmesini” teklif ettiler.Ben kabul etmeyerek 444 36 73 firma hattına şikayette bulundum.Bana telefon ile dönüldüğünde sözlü olarak “ kusurlar kabul edilerek, yeni kapı geleceği, değiştirileceği ve boyanacağı ” söylendi..Bunu kabul etmem mümkün değildi.Aylarca kredi taksiti ödeyeceğim bu ayıplı aracın değiştirilmesi ile rahatlayabilirdim.

Kısa adı TTKD olan Tüm Tüketicileri Koruma Derneği'ne başvurarak haklarımı öğrendim. Aldığım hukuksal destek kapsamında bu konuda Noter ihtarı çekip satın aldıktan sonraki ilk 30 gün içinde “Tamir seçeneğini kabul etmiyorum ” dedim. Noter ihtarnamesinde 4077 sayılı TKHK'nun 4. maddesindeki “Ayıp” kavramı ve ilk 30 gün içindeki “ değişim hakkıma ”değinerek aşağıdaki görüşümü ilettim:

“ 4077 sayılı TKHK' nun 4. maddesinde ayıp kavramı aynen şöyledir:
Ayıplı Mal
Madde 4. -
Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. .. Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir..”

Bu görüş ve Kanun'un açık hükmüne dayanarak davalı firmadan ayıpsız, aynı model, (0) araç verilmesini talep ettim. Firma ihtarıma cevap vermedi.
Bu nedenle dava açtım. Sayın mahkemenizin lehimde karar vermesini istiyorum.

Hukuksal Dayanak:

Yargıtay kararlarında yer alan görüşe göre Ayıplı maldan dolayı satıcıyı sorumlu tutabilmenin maddi ve biçimsel koşulları aşağıdaki gibidir :
Ayıplı maldan dolayı satıcıyı, sorumlu tutabilmenin maddi ve biçimsel koşulları şunlardır:

Maddi Koşullar ( malın lüzumlu vasıflarındaki ayıplar ):

1- Satılan malda ayıp sayılan bir eksiklik bulunmalı,

2-Maldaki ayıp ( eksiklik ) önemli olmalı ( malın alıcı tarafından kullanılıp yararlanılması olanağını azaltan ya da ortadan kaldıran bir özürü bulunmalı ),

3- Ayıp, malın yarar ve zararının ( nefi ve hasarının ) alıcıya geçtiği anda var olmalı,

4-Tüketici ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olmalı ( kural olarak, tüketici malı alırken ayıplı olduğunu bilerek satın almış ise, ayıp yüzünden satıcının sorumlu tutulmasını isteyemez ),

5-Satıcının, ayıbın varlığını bilmesi zorunluluğu yoktur ( Satılan malın ayıplı olduğunun satıcı tarafından bilinmemesi, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz ),

6-Sözleşme ile, sorumluluğun kaldırılmış ya da sınırlandırılmış olması geçerli değildir. ( BK.'nun 196. maddesine göre; satıcının maldaki ayıbı alıcıdan hile ile gizlemesi dışında, sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan koşullar geçerlidir. Ancak TKH Yasa'da böyle bir düzenlemeye yer verilmediği için, sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan koşullar -tüketici sözleşmesi açısından- geçerli olmaz. )

Biçimsel Koşullar: Ayıplı maldan dolayı satıcıyı sorumlu tutabilmek için, yukarıda sayılan maddi koşulların gerçekleşmiş olması yanında, tüketicinin ( alıcının ) üzerine düşen bir takım biçimsel koşullarla ilgili yükümlülükleri de yerine getirmiş olması gerekmektedir.

Alıcı, muayene ve ihbarda ( yoklama ve bildirmede ) bulunmuş olmalı"ır. Satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için, alıcı malı teslim aldıktan sonra malı muayene ederek bir ayıp ( eksiklik ) varsa bunu satıcıya ihbar etmelidir…. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2005/4-487 K. 2005/553 T. 5.10.2005

Dava konusu araçtaki kusur, bu niteliktedir. BOYA HATALARI vardır. Yüksek fiyatlı lüks sayılabilecek bir otomobilde, bu hataların bulunması “ ayıp” tır. Ben de davacı olarak, “ ayıbı ” fark ettiğim anda ihtarımı çekerek karşı tarafı haberdar ettim.

Aracın tüm kapılarında önemli ölçüde boya kusurlarının olması, “ tahsis veya kullanım amacı bakımından tüketicinin beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran,maddi, ekonomik ve hukuki esiklik ” tir.

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2005/4-487 K. 2005/553 T. 5.10.2005 sayılı kararda aynen şu görüşlere yer verilmektedir:

“… İlkin, uyuşmazlığın temelinde yatan ayıp kavramı üzerinde durmakta yarar vardır;

"Tüketici yasası ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme" 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinde yer almaktadır.

Anılan maddenin birinci fıkrasında; "Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında  tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir."denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır.

Görüldüğü üzere; Borçlar Kanunundaki ayıp kavramı ile yukarıda açıklanan 4077 sayılı Kanununun 4.maddesinde yer alan ayıp kavramları birbiri ile örtüşmektedir.

Borçlar Kanuna göre; bir maldaki ayıp; satıcının zikr ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Bunlardan yola çıkılarak ;satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle ithalatçıyı maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları ; ortada ayıp sayılan bir eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda varolması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması, olarak sayılabilir.”

Aşağıda Yargıtay Hukuk Dairelerinin, “tüketicinin satıcı karşısında korunmasını öngören kararlar ” vardır. Bu kararlar da davamıza ışık tutmaktadır:

Tüketici Kanunu'nun Buyurucu hükümleri:
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacının ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin ekonominin gereklerine ve ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek olduğu anlaşılmaktadır. Şu haliyle tüketici kanununda yer alan hükümler buyurucu nitelikte hükümler olup, tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde imzalayacakları sözleşmelerin yasanın bu buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir (Yargıtay kararı: YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ-E. 2004/844-K. 2004/8276-T. 31.5.2004)-(Kazancı Hukuk Otomasyon Programı)

Tüketicinin, satıcı karşısında daha etkin olarak korunması gereği
“Görülmektedir ki, 4077 sayılı Kanun, ticari dağıtım zincirinin nihai halkasını oluşturan ve ekonominin nihai hedefi olan tüketicinin , satıcı karşısında daha etkin olarak korunması gereğinden hareketle düzenlenmiş ve bu koruma anlayışı tüketici hukukunun temelini oluşturmuştur.

Tüketici, üretilip piyasaya sürülen ve üretim sürecinin hiçbir aşamasında bilgi sahibi olmadığı ürün veya sunulan hizmeti satın aldığı bir ilişkide zayıf olan taraf olarak kabul edilmiş; yasa koyucu, bu kabulden yola çıkarak iradesini tüketiciyi korumak şeklinde ortaya koymuştur. Giderek 4077 sayılı Kanun ile de bu koruma olgusunu yasal düzenleme altına alıp; üretim aşamasında bilgi sahibi olmadığı malları veya sunulan hizmetleri satın alan ve sözleşmede satıcıya karşı zayıf durumda olduğu kabul edilen tüketicinin, sonradan bu mal veya hizmetlerin ayıplı çıkması sonucu uğradığı zararın tazminini sağlama yoluna gitmiştir .

T.C.YARGITAY HUKUK GENEL KURULU-E. 2007/13-100-K. 2007/100 -T. 7.3.2007- Kaynak: Kazancı Hukuk Otomasyon Programı)

HUKUKİ NEDENLER : 4077 sayılı TKHK, yönetmelikler ve İlgili Mevzuat.

DELİLLER : Araç faturası, ihtarname,bilirkişi, tanık v.s her türlü yasal ve takdiri delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve resen de nazara alınacak nedenlerle davalı firmadan 28.09.2009 tarihli fatura ile 39.114,00 TL karşılığı bedelle satın aldığım kapı içlerinde “ ayıp” nitelikli boya kusurları olan Ford Focus MCA Titanium Sd E4 Dzl marka 2010 model, WFOHXXWPDH9G28960 şasi numaralı, 34 GE 468 plakalı aracın geri alınarak , “ ayıpsız” (0) aynı model yeni bir araç ile değiştirilmesine; mahkeme harç, avukatlık ve bilirkişi masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim……/10 / 2009

 

Davacı : Rıfkı DEMİRELLİ


 

Ana Sayfa Hukuksal haklarınız Nasıl şikayet edeceksiniz? Kurumsal kimliğimiz iletişim bilgilerimiz